Ana içeriğe atla

Kuru soğan mucizesi!

http://msnyasam.ekolay.net/index.asp?url=http://www.ekolay.net/saglik/haber.asp?pid=642&haberid=626348&reklam=msn

Sarımsak, pırasa ve soğan...Her üçünde de antibakteriyel (antibiyotik) ve ağrı kesici (analjezik) özelliği olan etkin maddeler bulunmaktadır.

Değerli okuyucu, kuru soğan üzerine olan ilk çalışmalarıma seksenli yılların ortalarında başlamıştım. Aynı zamanda sarımsak ve pırasayı da inceliyordum. Çünkü üçü de aynı familyadandır. Topraktan henüz çıkmaya başlamış, bu üç bitkinin taze filizlerini kopartıp tadına baktığınızda damak tatları birbirinin aynıdır. Onları birbirlerinden ayırt etmek zordur. Ancak, bir-iki haftadan itibaren morfolojileri, kimyaları ve tatları giderek belirgin şekilde farklılaşır.

Her üçünde de antibakteriyel (antibiyotik) ve ağrı kesici (analjezik) özelliği olan etkin maddeler bulunmaktadır. Yetişkin dönemlerine gelindiğinde doğal antibiyotik güç, sarımsakta en fazladır. Soğanda bu güç orta derecede bulunurken, pırasada bu ölçü en minimum düzeyde kalır. Yetişkin soğanın ağrı kesici gücü ise maksimum düzeye çıkar. İleri tarihlerde sarımsak ve pırasanın içeriğinde saklı olan etkin özelliklerini ayrı başlıklar altında sizlere tanıtmaya çalışacağım.

Çünkü, aynı aileye (familya) ait bu üç sebze yetişkin evrelerinde kür olarak uygulandıklarında birbirlerinden tamamen farklı hastalıklara karşı potansiyel bir güç oluşturabilmektedirler. Pırasa, böbrekte oluşan litogen yapıya karşı etkili olurken, sarımsak ise vücudun bazı bölgelerinde oluşan plaklara karşı etkin rol oynayabilmektedir. Bu kısa girişten sonra bugünkü, sebzemize tekrar geri dönelim.

Onu doğrarken gözyaşlarını tutmak ne mümkün...

Gözlerden yaş gelmesine sebep olan yapısında kükürt bulunan propanthial-S-oksit maddesidir. Eğer soğanı doğrarken gözyaşı dökmek istemiyorsanız, ağzınıza bir lokma ekmek alıp çiğneyerek doğrayınız.

Kadınlar için...

Zaman zaman geçmişte araştırdığım bir bitkiye tekrar tekrar geri döner, yeni elde ettiğim deneyimlerimin ışığında onu tekrar araştırmaya başlarım. Kuru soğanın rahim ve yumurtalıklar üzerinde nedenli etkili olabildiğini fark ettim. Onu, 2009’un bitkisi olarak tanıtmayı düşünüyordum ki, yaşlılığa bağlı eklem kireçlenmesini ortadan kaldırıcı bitkiyi keşfettim. Bu nedenle 2008’in son aylarında kuru soğanın bu potansiyel gücünü erken açıklamayı daha uygun buldum.

Kuru soğan, Polikistik Over Sendromu (PCOS) yaşayan kadınların imdadına yetişen mükemmel bir destekleyici ve yardımcı tedavi imkânı sunmaktadır. Erken menopoza giren kadınların da imdadına yetişebilmektedir. Küçük ve orta çaplı miyomu olan kadınlar da kuru soğan küründen istifade edebilirler.

Polikistik over şikâyeti olanlar, büyük bir olasılıkla kürü uygulamaya başladıktan bir-iki gün sonra beyaz-sarı renkte bolca akıntı yaşamaya başlayabilirler. Uzun zamandan beri âdet (regl) görmüyorlar ise, âdet görmeye başlayabilirler. Aynı şekilde menopoza yeni girmiş kadınlar da tekrar düzenli adet görmeye başlayabilir. Rahim duvarı incelmesi olan kadınların rahim duvarlarının kalınlaşmasında da etkilidir. Kuru soğan sanki, kadınların rahim ve yumurtalıkları için yaratılmış bir sebze...

Endometrioma, rahimin içini döşeyen zar tabakasının yumurtalıklarda bulunması ve her adet döneminde kanayarak kistik yapı oluşturmasına denir. Bu kistin içi, kahverengi kıvamlı sıvı ile doludur bu nedenle çikolata kisti de denir. Hastalar hekimlerine kısırlık, sancılı veya ağrılı adet görme, ilişki esnasında ağrı görme şikâyeti ile başvururlar. Başlangıç evresinde olan endometrioma tedavisinde de oldukça güçlü bir yardımcı tedavi imkânı sunar.

Erkekler için...

Yıllar önce kuru soğanı araştırırken prostatite (prostat içi iltihaplanma) bağlı ağrı çeken erkeklerin imdadına yetişebileceğini bulmuştum. Prostatite bağlı ağrı çeken bazı hastalar için uygun bir ağrı kesici bulmak da çok zordur. Bilinen hiçbir ağrı kesici onlara derman olmaz. Almanya’da “Medizin Forum-Prostatitis” sitesine yazı yazan bir prostatit hastası, prostatite bağlı sürekli ağrı çektiğini ve bu durumun kendisini intiharın eşiğine getirdiğini yazmıştı. Bu hastaya soğan kürünü uygulamasını önermiştim. Aradan birkaç gün geçtikten sonra nasıl teşekkür ettiğini hâlâ unutamam.

Günün kürü -1

‘Polykistik over’e, erken menopoza ve miyomlara karşı

İki bardak klorsuz suyu (yaklaşık 250-300 ml) kaynatınız. Orta boy yemeklik kuru soğanın en dış açık kahverengi ince kabuğunu soyduktan sonra dörde veya altıya bölüp kaynamakta olan suyun içerisine atınız. Ağzı kapalı olarak beş dakika kaynattıktan sonra ocaktan indirip ılımaya bırakınız. Ilıyınca, süzülür ve ılık olarak bir su bardağı öğle yemeğinden on dakika önce içilir. Aynı şekilde akşam yemeğinden önce tekrar taze olarak hazırlanıp on dakika önce içilir. Bu küre onbeş gün devam edilir ve kür sonlandırılır.
Dikkat: Kırmızı veya mor soğan amaca uygun değildir. Uygulanacak olan soğan kürünün taze hazırlanması ve ılık olarak içilmesi şarttır. Soğuk olarak veya beklemiş haşlama suyu içilmemelidir.

Günün kürü -2

‘Prostatit’e bağlı şiddetli ağrılara karşı
Bir hafta boyunca her gün iki öğün, sabah ve akşam ikişer adet orta boy kuru soğan preslenip yarım dilim ekmekle beraber tüketilir. Presleme esnasında çıkan soğanın suyunu ziyan etmeyiniz ve de kesinlikle tuzlamayınız. Soğanı presleme imkânı bulamıyorsanız, ağızda uzun uzun çiğneyerek beraberinde yarım dilim ekmekle beraber tüketebilirsiniz. Katı meyve sıkacakları, soğan suyunu çıkarmak için de mükemmel bir çözümdür. Kuru soğanın suda veya ateşte pişirilmeden çiğ olarak tüketilmesi gerekir.

Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Chatin Efsanesi Sudamlasi.Net

  Sohbetin Kalbine Yolculuk   Sudamlasi.Net       Ekip ruhu ile birlikte insanların kolay bir şekilde karşısındaki ile sohbet etmesini sağlamak amacı ile ve güvenliği en üst seviyeye çıkararak hiç bir kullanıcının chat yaparken zarar görmeden keyifli bir şekilde dilediğini yapması için kurulmuş olan sohbet odalarına hoşgeldiniz . Sitemiz üzerinde ücretsiz online bedava chat yapabilirsiniz. Ve ayrıca istediğiniz zaman muhabbet ederken bir yandan da değişik oyunlar oynayabilirsiniz, bununla birlikte radyo kanalına girip sevdiklerinize şarkı armağan edebilirsiniz.   Site Adı: Sudamlasi Sohbet Ve Chat Sitesi     Site Adresi: https://www.sudamlasi.net/       Açıklama:               Ekip ruhu ile birlikte insanların kolay bir şekilde karşısındaki ile sohbet etmesini sağlamak amacı ile ve güvenliği en üst seviyeye çıkararak hiç bir kullanıcının chat yaparken zarar görmeden keyifli bir şekilde dilediğ...

Pizza

Canım Chaplincafe Burcu'cuğumun bloğunda gördüğüm ve ne zamandır denemek istediğim pizza tarifini iki gün önce denedim ve iki gün içinde 3 kez pişirdim. :) Oğlum da, ikram ettiğim konuklarım da çok çok beğendiler. Tarif için teşekkürler ediyorum şekercim. Arşivimde bulunması için yaptığım ufak değişikliklerle, tarifi kopyalıyorum. Orijinal tarif için buraya tıklayabilirsiniz. Malzemeler: 500 gr un 40 gr irmik 2,5 yemek kaşığı sıvıyağ 2 yemek kaşığı pudra şekeri 1 tatlı kaşığı tuz 1 küçük paket (10 gr) dr.oetker kuru maya 300 ml elin dayanacağı sıcaklıkta sıcak su Sos için malzemeler: 4 domates (çekirdekleri çıkarılmış, rendelenip kabukları atılmış) 1 yemek kaşığı domates salçası 3 yemek kaşığı sıvı yağ Karabiber, tuz Üzeri için malzemeler: Tamamen zevkinize kalmış. Oğlum pek sebze yemediğinden, ben sadece 10 adet kokteyl sosis, 20 dilim sucuk kullandım. 200 gr rendelenmiş taze kaşar peyniri Yapılışı: -Hamuru hazırlamak için; unu genişçe bir kaba eleyin, irmiği ekleyin, ortasını a...

Sütlaç (Annemin Yöntemi İle)

Daha önce yayınladığım sütlaç tarifi az pirinçli bir tarif idi. Bu da Annemin yaptığı şekliyle, çok pirinçli ve yumuşak kıvamlı hali. Malzemeler: 2 lt süt 3 su bardağı toz şeker (az şekerli istiyorsanız 2 su bardağı) 1 su bardağı kırık pirinç (normal pirinç de kullanabilirsiniz) 1 tutam tuz 1 paket vanilya 1,5 su bardağı su Yapılışı: -Küçük bir tencereye ayıklayıp yıkadığınız pirinçleri ve 1,5 su bardağı kadar suyu koyup, pirinçlerin nişastası çıkıp, suyunu çekene kadar pişirin. -Bu arada ayrı bir tencereye sütü ve toz şekeri koyup kaynatın. Pişen pirinçleri, tuzu ve vanilyayı süte ekleyip, 30 dakika kadar kısık ateşte, arada karıştırarak pişirmeye devam edin. -Sıcak sıcak kaselere paylaştırın ve oda sıcaklığına geldiklerinde buzdolabına kaldırıp, soğutup servis edin. Not: Ben bu şekilde hazırlanan sütlaçın kıvamını çok sulu bulduğumdan, pişmesine yakın, 4 yemek kaşığı suda erittiğim, 2 yemek kaşığı pirinç ununu da ekleyerek, kıvamı istediğim gibi olduğunda tencereyi ocaktan alıyorum....